Olcay Baykal Eş Olduğunu Göstermeli

Kuran bize, insanın tüm hareketlerinin 24 saat izlendiğini; her fikir, söz, davranış, tasavvur, niyet ve faaliyetinin yazılıp kaydedildiğini hatırlatır.

Böylece insanı her daim ahlaklı  ve dikkatli olmaya sevk eder ki insan sonunda utanacak hale düşmesin.

“Yoksa onlar; gerçekten bizim, sır tuttuklarını ve aralarındaki fısıldaşmalarını işitmediğimizi mi sanıyorlar? Hayır, (işitiyoruz) ve onların yanlarındaki elçilerimiz de (her şeyi) yazıyorlar.” (Zuhruf, 80)

Buna karşılık nefsimiz ve şeytan da (yani kontrolsüz istek ve arzularımız) insanı, sürekli, ortaya çıktığında utanacağı hallere düşürmek ister. Çünkü o, insan için apaçık bir düşmandır.

“Ey insanlar yeryüzündeki nimetlerimden helâl ve temiz olmak şartıyla yiyin, fakat Şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o size apaçık bir düşmandır” (Bakara, 168)

Fakat bu iş o kadar da kolay değil. Her insan zaman zaman gözlendiğini unutur ve nefsinin arzularına mağlup düşer. Nefsin oyunlarından kimse emin olamaz.

Hz. Yusuf bile “Nefsimi ak pak gösteremem. Çünkü nefs, Rabbimin merhamet ettiği durumlar hariç, olanca gücüyle kötülüğü emreder. Ama Rabbim çok affedici, çok esirgeyicidir” (Yusuf, 53) diyerek böyle ayıplı hallere düşmekten Allaha sığınmıştır.

Sözü  Sayın Baykala’a getireceğimi anladınız!

Esasında hiçbir insanın, kişinin bireysel zaaflardan kaynaklanan hallerini faş etmeye, ifşa etmeye hakkı yoktur.  Bu tür görüntüleri, millete komplo hazırlayanların  komplo hazırlıklarını deşifre eden konuşmaları ve görüntüleriyle asla bir sayamayız.

Çünkü bu, doğrudan kişinin kişiliğine ve haysiyetine saldırıdır. Aynı şeyi en ağır darbe ithamlarıyla yargılanan bir insan için de geçerlidir.

Bir insanın millete karşı suç  işlediğini gösteren belgeler ve vesikalar başkadır, kişinin nefsi zaaflarıyla düştüğü halleri açığa vurmak başkadır.

Bu görüntüleri ifşa edenler, servise koyanlar ve bundan medet umanlar bizatihi ahlaksızlık işliyorlar veya ona hizmet ediyorlar.

Şunu da rahatlıkla söyleyebilirim, Cenab-ı Allah insanların ayıplarını arayıp bulan ve açığa çıkaranları, aynı hallere düşürmedikçe canlarını almaz.

Bu tür gayrı ahlaki servisler, esasında, haklı sayılabilecek belgelerin açığa çıkarılmasını  da müttehem hale getiriyor.

Sayın Baykal, siyaseten muhalif olduğum bir insan olabilir. Ama ben bu konuda sırtımı açar ve onun önünde dururum. Bu demek değildir ki, “o böyle şeyler yapmaz, yapmamıştır”

Yapmış olabilir. Ben o görüntülerin gerçek olduğuna inanmıyorum. Gerçek bile olsa bunların yayınlanması, deşifre edilmesi insani değildir. Her inanın hata yapma hakkı vardır ve bu insanların elinden alınamaz. “ Siz hiç hata etmeyen bir kavim olsaydınız, sizi yok eder, yerine hata ettiğinde özür dilemesini bilen, tövbe eden kullar yaratırdım” buyurmuyor mu Allah.

Baykal’ın da hatta yapma hakkı  vardır. Liderlerin ahlaklı olması ve her daim o çerçevede yaşamaları gerektiğini ben de kabul ediyorum. Zaten insan, esasında ancak saklı hayatında düzgün yaşadığı takdirde erdemli olabildiğine göre, erdemli insanlarla yönetiliyor olmayı isteme hakkımızdır.

Bu açıdan belki zihnimizde ‘lider adam böyle yapmamalı’ diyebiliriz ama onu böyle aleni bir şekilde rezil etmeye yönelmek doğru değildir! Hele böyle bir şeyin manşetlere taşınması en az o işi yapmak kadar ahlaksızlıktır!

Bugüne kadar, gerek Ergenekoncuların gerekse emekli askerlerin vatan, millet ve iktidar aleyhine neler çevirdiklerini gösteren sayısız görüntü, video, ses kaydı medyaya düştüğü halde hiç birine itibar etmeyen Hürriyetin, şu meseleyi manşete taşıması, bu işin ta temelinden ahlaksız bir servis olduğunu gösteriyor. Bu tavır insanî değildir.  Galiba tam da böyle olduğu için Hürriyet’e yakışıyor.

Aydın Doğan, acaba öleceğine mi inanmıyor yahut Allah’ın gücünün kendisine yetmeyeceğini mi sanıyor? Onu tanıyanların şahadetine göre güya inançlı, merhametli, incitmekten sakınan bir insanmış! Ama ona ait medyada bunların zerresi yok. Başta Hürriyet gazetesi ve internet sitesi, gençleri ifsat etmenin tüm yollarına gönüllü hizmet ediyorlar. Kanal D ve Star televizyonunda yayınlanan dizilerde, temel kutsalların temelden sarsılmasına yol açacak görüntülerin yer almasına özen gösteriyorlar adeta!

Belli ki RTÜK’ün ahlak kuralları onlara sökmüyor, gücü yetmiyor. Ama Allah’ın gücü onlara yeter. O’nun hışmı geldiğinde merhamete bile layık olmazlar!

Sonuç olarak, Baykal’a yapılan komplodur.

Eğer Ergenekon, bunu yapmışsa, en ateşli savunucularını bu hale düşürmekle tıynetlerini göstermiş  oldular.

Eğer solcular onu değiştirmek için böyle bir yola başvurdularsa, sanırım Baykal, bunun hesabını  iyi yapacaktır!

Eğer, Mustafa Sarıgül’ün önünü açmak için böyle bir tezgâh yapıldıysa, Sarıgül bunun kendisine yaramayacağını bilmelidir. Eğer bundan haberi varsa, o zaman, kaderine benzer bir haşiye düşürdüğünü bilsin!

Eğer iktidar marifetiyle yapıldıysa -ki bana göre Baykal iktidarın en büyük yardımcısıdır, Baykal gibi muhalif mi bulacaklar- tez zamanda onların da kirli çamaşırlarının piyasaya sürülebileceğini unutmasınlar!

Bunun Fethullah Hoca cemaati marifetiyle yapıldığını söyleyenler kesinlikle iftira ediyorlar. Asıl onlara dikkat etmek gerekir. Bunu söyleyenler kendilerini ele veriyorlar, “biz yaptık”, diyorlar.

Son zamanlarda, Sayın Baykal, Ergenekon’u savunmak için sıklıkla Gülen cemaatine göndermeler yapıyor ya, bu olayı onun intikamı sanıyorlar.

Bir gazeteci olmasaydım, “ben kefilim ki bu cemaat böyle şeyler yapmaz” derdim. Gazetecilik şüphe etmektir. O yüzden, diyorum ki, eğer, cemaate mensup bir insan bu tür bir görüntüyü intikam saikiyle yapmışsa, Cenab-ı Hak onu dolandırıp onun başına sarar.

Değilse, bu büyük bir vebaldir.  Ben en çok Olcay hanıma üzüldüm, Allah hiçbir insanı eşine karşı böyle hacaletli duruma düşürmesin.

Ama en büyük görev de ona düşüyor. Şimdi tam zamanıdır, eş olduğunu göstermenin!

Hakkında Mehmet Ali Bulut

1954’te Gaziantep’in İslâhiye ilçesinin Kerküt köyünde doğdu. İlkokulu burada tamamladı. Gaziantep İmam Hatip Lisesini ve ardından Gaziantep Lisesini bitirdi. 1978 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap ve Fars Dilleri ve Edebiyatları Bölümü’nden mezun oldu. Aynı Fakülte’nin Tarih Bölümünde doktora tezi hazırlamaya başladı. 1979 yılında Tercüman Gazetesi’ne girdi. Tercüman Kütüphanesinin kurulması ve kitapların tasnifinde görev aldı. Birçok kitap ve ansiklopedinin yazılmasına ve hazırlanmasına katkıda bulundu… Daha sonra gazetenin, haber merkezi ve yurt haberlerinde çalıştı. Yurt Haberler Müdürü oldu. Köşe yazıları yazdı… 1991 yılında Haber koordinatörü olarak Ortadoğu Gazetesi’ne geçti. Bu gazete 5 yıl süreyle köşe yazarlığı yaptı. Yeni Sayfa ve Önce Vatan Gazetelerinde günlük yazıları ve araştırmaları yayınlandı. 1993 yılında haber editörü olarak İhlas Haber Ajansı’na girdi. Kısa bir süre sonra ajansın haber müdürlüğüne getirildi. Mahalli bir ajans konumundaki İhlas Haber Ajansı, onun haber müdürlüğü döneminde Türkiye’nin ve Ortodoğu’nun en büyük görüntülü haber ajansı konumuna yükseldi. 1997 yılında İHA’dan ayrılmak zorunda kaldı. Bir grup arkadaşıyla birlikte Veri Haber Ajansı’nı kurdu. Finansal sıkıntılardan dolayı Ajansı kapattı. 1999 yılında BRT Televizyonuna girdi. Haber editörü ve program yapımcısı olarak görev yaptı. 2001 Mayısında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Basın danışmanlığına getirildi. 3 yıl bu görevde kaldı. Bir süre Ali Müfit Gürtuna’nın basın ve siyasi danışmanlığını yaptı. Turkuaz Hareket’in mantalitesinin oluşturulmasında büyük katkısı oldu. Bugün Gazetesi Yurt Haberler müdürü olarak çalışan Bulut, emekli ve sürekli basın kartı hamilidir. Eserleri: Karakter Tahlilleri, Dört Halifenin Hayatı, Geleceğinizi Okuyun, Rüya Tabirleri, Asya’nın Ayak Sesleri, Ansiklopedik İslam Sözlüğü, Türkçe Dualar, Fardipli Sinha, Derviş ve Sinha, Ruhun Deşifresi, Gizemli Sorular, Ahkamsız Hükümler, Can Boğazdan Çıkar, Sofra Başı Sağlık Sohbetleri gibi yayınlanma aşamasında olan çeşitli eserleri bulunmaktadır. Roman ve Hikaye: Mehmet Ali Bulut’un Roman türünde yazılmış Fardihli Sinha, Derviş ile Sinha adında iki romanı ve aynı serinin devamı olarak Zu Nima ve Fardipli Sinha 2 ve Fardipli Sinha 3 tamamlanma aşamasındadır. Diğer çalışmaları: Çeşitli dergilerde yayınlanmış çok sayıda makalesi, şiirleri bulunan Mehmet Ali Bulut son dönemdeki yazılarını haber7.com’da yayınlamaktadır. Bulut evli ve bir kızı vardır.

Ayrıca Bakınız

Yenikapı’nın Dili

Dün elhamdülillah Türkiye ayakta idi. Tek vücut tek yürek halinde varlığını ortaya koydu. Milletin kalbinin …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir