Pata Durumu (I)

Siyasi ortam maalesef 1979’lu yıllardaki gerginliğe doğru gidiyor.

O gün de insanlar kesin ve net kamplaşmalara ayrılmışlardı. Bir insanı linç etmek veya mahkûm sandalyesine oturtmak için, sarf ettiği bir tek kelime bile yetebiliyordu.

Hiç kimsenin gözü, karşısındakinin hal-i pür melalini görmüyor, hiç kimsenin kulağı diğerinin feryadını duymuyordu. Iğdır’da bir genç  öldürülür, o gece, İstanbul sokaklarında bir başka masum öldürülerek güya onun intikamı alınırdı. Kimse ‘bu bir zulümdür’ diyemezdi.

Her gün, insanlar sapır sapır  öldürülürdü. Kimsede dur deme gücü yoktu. Esasen önce ‘dur’ diyecek güvenilir insanları ‘şaibeli’ hale getirdikleri için zaten taraflara sözüne geçirecek ‘reşit’ insan kalmamıştı. Tıpkı bugünkü gibi…

Toplum yine zona olmuştu. Tüm kanaat önderleri birtakım isnatlar ve şaibelerle (bugünkü  cemaat liderlerini ve muhaliflerinin onlar için söylediklerini bir düşünün) lekeli hale getirilmişlerdi. Sonunda da, Amerikan büyükelçisinin ‘Bizim çocuklar işi başardı’ diye telgrafla Amerika’ya ‘müjdelediği!’ 12 Eylül darbesi geldi!

“FETHULLAHÇI YANDAŞ!”

Ben kendi payıma tarafsız olmaya özen gösterdim hayatım boyunca. Ama ne yazık ki bu tarafsızlık sadece beni bertaraf etti.

Nurcusu, ‘milliyetçisin’ dedi; milliyetçisi, ‘dindarsın’ dedi; dindarı ‘düzenden yanasın, gevşeksin!’ dedi, cemaatçisi, ‘benim şeyhime intisap etmezsen bir kıymetin yok’ dedi… Kimse, ‘diğerlerinin de varlığını kabul eden yaklaşımlarıma’ prim vermedi…

Şimdilerde de bildiğiniz gibi AK Partiliyim(!). Nedeni belli, Haber7.com’da yazıyorum ya! Bu durum, beni vicdandan, akıldan ve izandan mahrum ediyor, çünkü yandaşım(!)

Bir iki hafta kadar önceydi, bir mecliste Ergenekon meselesi açıldı, ben de fikrimi söyledim. Gencin biri –bayağı da samimi idi-  ‘Abi sen haber7.com’da yazıyorsun, tabii böyle düşünürsün. Fakat iş öyle değil!’ deyince gerçekten bozuldum, üzüldüm. Güya beni ortama göre koruyor. Yani, memleketin iktidar tarafından satıldığını bildiğim halde, menfaat için öyle konuştuğuma getirdi… Onun kafasındaki şablona göre tüm Ergenekoncu ve cuntacılar milliyetçi. Onlara karşı olan herkes de iktidar yanlısı hainler!

‘Kardeşim, şucu bucu değilim. Her türlü istibdada ve istibdatçıya karşı çıkan Müslüman bir Türküm ben’, dedim ama duymadı bile…

Geçenlerde bir taksiye bindim. Kadıköy’den Bağlarbaşı’na gidiyorum. Mevzu açıldı, bir misal getirdim hayatta yaşanan terslikler üzerine. Taksici hiç tereddüt etmeden “abi sen Fethullahçı mısın?” dedi. “Nasıl böyle bir yargıya vardın. Düzgün yaşamak gerektiğinden söz etmek, sadece Fethullahçıların işi mi?” deyince, “Peki parmağındaki akik taşlı yüzüğe ne diyeceksin” demez mi?

İçimden “Allahu ekber!” dedim. Ve anladım ki iş yine sarpa sarıyor! Millet hızla mankurtlaşmaya doğru gidiyor. Gördüğü tek şeye isnat ederek yargıya varıyor, aklını kullanmayı aklına bile getirmiyor.

Parmağımdaki bir yüzük, beni hemen bir kampa ait kılabiliyor demek ki. Tabii bu tavırda o delikanlı yalnız değil. Ve bu hale gelmesinde suç yalınız onun ve onun gibilerin de değil. Müslümanlar, kaynağı izah edilemeyen servetlerle şatafatlı hayatlar sürerken milletin bir kesimi de fakr u zaruret içinde olursa, bunlar yaşanır ve hızlanır.

O yüzden de akik taşlı  yüzükten dolayı beni Fethullahçı diye tanımlamasına kızmadım. Zaten biraz konuştuktan sonra önyargısından dolayı özür diledi. Fakat görüşünü değiştirdiğini sanmıyorum.

Ha, onun yaptığının aynısını  herhangi bir cemaate mensup dindarlar da yapıyor! Ben altın alyans kullanıyorum diye, sayısız kere dinsizlikle suçlanmışımdır. Hâlbuki tam da o fanatik yaklaşımları kırmak için yapıyorum. Elbette altın takmakla ilgili sakıncalar yok değil. Ama onu imanın şartı haline getirdiniz mi, tanrılık yapmaya kalkışmış olursunuz.

Ne ise…

Yarın bakalım kim ne kadarını göze alacak…


(*) Bu yazı  dört bölümdür. Sabrınız için şimdiden teşekkür… (MAB) 

Hakkında Mehmet Ali Bulut

1954’te Gaziantep’in İslâhiye ilçesinin Kerküt köyünde doğdu. İlkokulu burada tamamladı. Gaziantep İmam Hatip Lisesini ve ardından Gaziantep Lisesini bitirdi. 1978 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap ve Fars Dilleri ve Edebiyatları Bölümü’nden mezun oldu. Aynı Fakülte’nin Tarih Bölümünde doktora tezi hazırlamaya başladı. 1979 yılında Tercüman Gazetesi’ne girdi. Tercüman Kütüphanesinin kurulması ve kitapların tasnifinde görev aldı. Birçok kitap ve ansiklopedinin yazılmasına ve hazırlanmasına katkıda bulundu… Daha sonra gazetenin, haber merkezi ve yurt haberlerinde çalıştı. Yurt Haberler Müdürü oldu. Köşe yazıları yazdı… 1991 yılında Haber koordinatörü olarak Ortadoğu Gazetesi’ne geçti. Bu gazete 5 yıl süreyle köşe yazarlığı yaptı. Yeni Sayfa ve Önce Vatan Gazetelerinde günlük yazıları ve araştırmaları yayınlandı. 1993 yılında haber editörü olarak İhlas Haber Ajansı’na girdi. Kısa bir süre sonra ajansın haber müdürlüğüne getirildi. Mahalli bir ajans konumundaki İhlas Haber Ajansı, onun haber müdürlüğü döneminde Türkiye’nin ve Ortodoğu’nun en büyük görüntülü haber ajansı konumuna yükseldi. 1997 yılında İHA’dan ayrılmak zorunda kaldı. Bir grup arkadaşıyla birlikte Veri Haber Ajansı’nı kurdu. Finansal sıkıntılardan dolayı Ajansı kapattı. 1999 yılında BRT Televizyonuna girdi. Haber editörü ve program yapımcısı olarak görev yaptı. 2001 Mayısında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Basın danışmanlığına getirildi. 3 yıl bu görevde kaldı. Bir süre Ali Müfit Gürtuna’nın basın ve siyasi danışmanlığını yaptı. Turkuaz Hareket’in mantalitesinin oluşturulmasında büyük katkısı oldu. Bugün Gazetesi Yurt Haberler müdürü olarak çalışan Bulut, emekli ve sürekli basın kartı hamilidir. Eserleri: Karakter Tahlilleri, Dört Halifenin Hayatı, Geleceğinizi Okuyun, Rüya Tabirleri, Asya’nın Ayak Sesleri, Ansiklopedik İslam Sözlüğü, Türkçe Dualar, Fardipli Sinha, Derviş ve Sinha, Ruhun Deşifresi, Gizemli Sorular, Ahkamsız Hükümler, Can Boğazdan Çıkar, Sofra Başı Sağlık Sohbetleri gibi yayınlanma aşamasında olan çeşitli eserleri bulunmaktadır. Roman ve Hikaye: Mehmet Ali Bulut’un Roman türünde yazılmış Fardihli Sinha, Derviş ile Sinha adında iki romanı ve aynı serinin devamı olarak Zu Nima ve Fardipli Sinha 2 ve Fardipli Sinha 3 tamamlanma aşamasındadır. Diğer çalışmaları: Çeşitli dergilerde yayınlanmış çok sayıda makalesi, şiirleri bulunan Mehmet Ali Bulut son dönemdeki yazılarını haber7.com’da yayınlamaktadır. Bulut evli ve bir kızı vardır.

Ayrıca Bakınız

Yenikapı’nın Dili

Dün elhamdülillah Türkiye ayakta idi. Tek vücut tek yürek halinde varlığını ortaya koydu. Milletin kalbinin …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir