Pata Durumu (III)

DÜN CHP BUGÜN MHP Mİ?

Kabul etmekte gerekir ki siyasette yaratılan kaos ortamı Ergenekon örgütünün başarısıdır.

Her seferinde yeni bir taktik kullanabildikleri için kutlamak gerekir!

İşlerini iyi yapıyorlar.

Eskiden darbelere genelde ‘laikliği’ bahane ettikleri için hep CHP’yi kendilerine sütre yaparlardı. CHP de ‘laikliği savunuyorum’ sanarak onlara kalkan olurdu.

Şimdilerde durum biraz farklı… O yüzden de bu kere tezgâhı, ‘ulusalcılık’ konseptine oturttular ki MHP de onlara sahip çıksın!

Oyun tutmuş görünüyor.

MHP’nin samimi ve dindar tabanı bu ifadelerimize kızıyor olabilir ama biz de istiyoruz ki MHP, 28 Şubat sürecinde ANAP’a oynatılan rolü üstlenmesin. İktidar’ın bir takım yanlışlarına kızıp MHP’nin sertleşmesini haklı görüyor olabilirler ama her şey bittiğinde, Bahçeli de Yılmaz gibi yapayalnız bir siyasetçi konumuna düşmüş olabilir…

Elbette roller son derece sahici ve inandırıcı olacak. İnsanlar canlı bomba haline getirilebiliyorsa, pekâlâ zaten vatan için her fedakârlığı yapmaya hazır bir ekibe, ‘vatanın tehlikede olduğun’ hissettirebilirseniz her şeyi yaptırabilirsiniz. ANAP da memleket elden gitmesin diye 28 Şubat sürecinde ‘en kahraman şaban’ rolünü seve seve oynadı. Karşılığında birkaç yıllık müttehem bir iktidar ve arkasından milletten yediği sille ile hak ile yeksan bir parti… Böylece Özal’dan elim bir intikam aldılar.

Şimdi anlaşılıyor ki sıra ülkücülerde… Aynı akıbete düşmesinler isteriz ama kendileri o role teşne görünüyorlar. Geçmişte ülke için çok fedakârlık yapmış bir ekip ancak böyle harcanır!

Tabii ki, bu söylediklerimi de ‘yandaşlığıma’(!) verecekler. Bir zamanlarki ayrışmada da aynı sıkıntılar yaşanmıştı. Rahmetli Muhsin Bey’e partiden ayrılmaması ve içerde kalıp dindar ağırlıklı tabana sahip çıkması için yazılar yazmıştım. MHP için “İslam motif mi lokomotif  mi?” diye sormuştum da cevabımı da almıştım.

Bugün MHP çok daha zor bir geçitte! Sanal bir tehlike ile gerçek bir cunta arasında tercih yapmak zorunda. Bendeniz, MHP içinde o hainane tuzağı görebilecek birilerinin var olduğuna inanmak istiyorum. Çünkü darbelerden ve bu rejimin insafsızlıklarından onlar da çok çektiler… Mesut Yılmaz’ın ANAP’ı olamazlar. Tabii ki kolay değil. Kim bilir MHP’nin önüne ‘AK Parti’nin memleketi nasıl sattığına’ dair ne dosyalar konuyordur?

MHP de doğal olarak çok önemli ve milli bir iş yaptığını sanarak yürüyor. Samimi bile olabilir. O zındıka komitesi ne yamandııııır!

Bir zamanlar da Türk Ocakları’nı  kapattırmak istemişlerdi de Menderes direnmişti. Sonra bir gece Bayar, zarf içinde ona bir dosya gönderdi. Menderes, yarım saat sonra Türk Ocakları’nın kapatılmasını sağlayan o genelgeyi imzaladı. Göze alamamıştı blöfü! Bilmiyorum millet bu kere de yer mi?

Gerçi Menderes taviz verdi diye onların hışmından kurtulamadı. İpe kadar götürdüler zavallıyı. Çünkü ezanı asli haliyle okutmuştu…  Şimdi ejderha zorda! Kuyruğunu kaptırmış. Hele bir kuyruğunu kurtarsın, dönüp MHP’nin de icabına bakar! Yazın bir tarafa.

Ne diyorlar; “Ergenekon operasyonu bir Amerikan işidir! Amerika, kendisine direnç gösterenleri temizliyor!”

İhtimal ki öyledir. Peki, ya ‘direnç gösterdiği söylenenler(!)’, ta İttihat ve Teraki’den bu yana, aynı zamanda milleti canından bezdirmiş cuntacı taifesi ise, millet niye bunların tasfiyesinden rahatsız olsun ki?

Hakkında Mehmet Ali Bulut

1954’te Gaziantep’in İslâhiye ilçesinin Kerküt köyünde doğdu. İlkokulu burada tamamladı. Gaziantep İmam Hatip Lisesini ve ardından Gaziantep Lisesini bitirdi. 1978 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap ve Fars Dilleri ve Edebiyatları Bölümü’nden mezun oldu. Aynı Fakülte’nin Tarih Bölümünde doktora tezi hazırlamaya başladı. 1979 yılında Tercüman Gazetesi’ne girdi. Tercüman Kütüphanesinin kurulması ve kitapların tasnifinde görev aldı. Birçok kitap ve ansiklopedinin yazılmasına ve hazırlanmasına katkıda bulundu… Daha sonra gazetenin, haber merkezi ve yurt haberlerinde çalıştı. Yurt Haberler Müdürü oldu. Köşe yazıları yazdı… 1991 yılında Haber koordinatörü olarak Ortadoğu Gazetesi’ne geçti. Bu gazete 5 yıl süreyle köşe yazarlığı yaptı. Yeni Sayfa ve Önce Vatan Gazetelerinde günlük yazıları ve araştırmaları yayınlandı. 1993 yılında haber editörü olarak İhlas Haber Ajansı’na girdi. Kısa bir süre sonra ajansın haber müdürlüğüne getirildi. Mahalli bir ajans konumundaki İhlas Haber Ajansı, onun haber müdürlüğü döneminde Türkiye’nin ve Ortodoğu’nun en büyük görüntülü haber ajansı konumuna yükseldi. 1997 yılında İHA’dan ayrılmak zorunda kaldı. Bir grup arkadaşıyla birlikte Veri Haber Ajansı’nı kurdu. Finansal sıkıntılardan dolayı Ajansı kapattı. 1999 yılında BRT Televizyonuna girdi. Haber editörü ve program yapımcısı olarak görev yaptı. 2001 Mayısında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Basın danışmanlığına getirildi. 3 yıl bu görevde kaldı. Bir süre Ali Müfit Gürtuna’nın basın ve siyasi danışmanlığını yaptı. Turkuaz Hareket’in mantalitesinin oluşturulmasında büyük katkısı oldu. Bugün Gazetesi Yurt Haberler müdürü olarak çalışan Bulut, emekli ve sürekli basın kartı hamilidir. Eserleri: Karakter Tahlilleri, Dört Halifenin Hayatı, Geleceğinizi Okuyun, Rüya Tabirleri, Asya’nın Ayak Sesleri, Ansiklopedik İslam Sözlüğü, Türkçe Dualar, Fardipli Sinha, Derviş ve Sinha, Ruhun Deşifresi, Gizemli Sorular, Ahkamsız Hükümler, Can Boğazdan Çıkar, Sofra Başı Sağlık Sohbetleri gibi yayınlanma aşamasında olan çeşitli eserleri bulunmaktadır. Roman ve Hikaye: Mehmet Ali Bulut’un Roman türünde yazılmış Fardihli Sinha, Derviş ile Sinha adında iki romanı ve aynı serinin devamı olarak Zu Nima ve Fardipli Sinha 2 ve Fardipli Sinha 3 tamamlanma aşamasındadır. Diğer çalışmaları: Çeşitli dergilerde yayınlanmış çok sayıda makalesi, şiirleri bulunan Mehmet Ali Bulut son dönemdeki yazılarını haber7.com’da yayınlamaktadır. Bulut evli ve bir kızı vardır.

Ayrıca Bakınız

Yenikapı’nın Dili

Dün elhamdülillah Türkiye ayakta idi. Tek vücut tek yürek halinde varlığını ortaya koydu. Milletin kalbinin …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir