Açık Mektup

Cumhurbaşkanımızın Saygıdeğer eşi Emine Hanıma açık mektuptur!

Evvela; zatı alilerine ve ihraz ettiğiniz makama arz-ı hürmet ederiz.

Saniyen; gıda, çevre ve insan sağlığı ile ilgili yüksek ve takdire şayan; her biri, ‘fıtrata dönüş projesi’ olan çalışmalarınızı millet olarak yakından takip ediyor ve minnetle takdir ediyoruz.

Ve sonra…

Bu yazınının muhatabı herhalde ve elbette, İslam ümmetinin medar-ı iftiharı ve Türk milletini, Batının tuzak ve hileleriyle içine düşürüldüğü zillet Ergenekonu’ndan çıkarıp onurlu bir selamete erdiren sevgili Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmalıydı.

Ancak, o, şu anda, İslam iklimine kudsi bir cemre gibi düşen Ayasofya’nın açılış çalışmalarıyla meşgul olduğu ve bu meşguliyeti, din, devlet ve Kur’an hesabına en akdem ve en akdes bir hizmet bulunduğu hasebiyle, onu, şu işle dahi meşgul etmeyi düşünmediğimizden, bu yazı, zat-ı cenaplarına hitaben kaleme alındı!

İnşallah haddimi aşmış olmam!

Efendim, malumunuz, Cuma günü TBMM’ye gelecek yeni bir ‘Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun’ teklifi bulunuyor.

Tabii ki teklifin birçok güzel yanları, yenilikleri ve hem tarım ve hem de tarımın korunmasıyla ilgili geliştirici ve yararlı yanları var. Hükümet dahi elbette ki milletin hayrını düşünerek bu teklifi Meclis’e getirmeyi uygun görmüş olabilir.

Ancak hangi gerekçe ile olduğu anlaşılmayan; teklifin bütün güzel yanlarını hiçe indiren, insana “Bu kanunun hazırlanmasındaki asıl maksat acaba bu mudur?” dedirten saklı tuzaklar da var. Öyle ki eğer bu kanun böylece Meclis’ten geçerse, Siz hanımefendimiz dahi bu husustaki söylemlerinizden dolayı sorgulanabileceksiniz. Çünkü sizin fıtrî, temiz ve rahmani gıdanın peşinde olduğunuzu; daha temiz bir çevre, daha doğal bir ürün ve daha helal bir gıda için canhıraş çalıştığınızı biliyoruz. Çünkü helal gıdadır insanı Âdem yapan!

İnsanoğlu için Cenab-ı Hak, helal gıda ile bile yetinmemiştir. O gıdanın aynı zamanda ‘tayyib’ olmasını şart koşmuştur. Zira biyolojik anlamda bir tür hayvan olan insandan bir âdem çıkması, insanın ‘nesnas’lıktan âdemiyete evirilmesi dahi ancak helal ve tayyib gıda ile olduğu için Allah dinin temeline helal ve tayyib gıdayı koymuştur.

İnsanı rahmaniyetten uzaklaştırıp İblis’in kucağına düşüren en güçlü vasıta helal ve temiz olmayan gıdadır. Nitekim Âdem, yasak olan (yani haram) gıdaya yönelmedikçe Şeytan ona bir şey yapamadı. Âdem’i cennetten çıkartan, onu zillet ve meskenete düşürün, Allah’ın gazabına uğramasına sebep olan; helal olanı bırakıp haram ve murdar gıdaya yönelmesidir (Bakara, 61). Özüyle oynanmış, rüşeymi bozulmuş her tohum ve tarım ürünü ve tağşiş edilmiş her gıda –içine L-Sistein katılımış un, kolza ve palmiye yağı katılmış sıvı yağ gibi ve dahi içine mezbaha atıkları katılan yemlerle semirtilen besi hayvanları dahi- o kategoriye girmektedir.

Bunu İblis’e hizmet edenler de bildikleri için, insanlığı, elindeki temiz ve helal gıdadan mahrum etmek için her türlü çabaya başvuruyorlar. Rabbimiz dahi, İblis ve yandaşlarının tohumu ve gıdayı bozarak insanlığı ifsat edeceklerini haber veriyor (Bakara, 204).  Bu meseleyi Türkiye’de sizin kadar bilecek ve takdir edecek çok az insanımız var, bunu da biliyoruz.  Allah onları Kur’an’da “Eleddü’l-hisam” (en sinsi ve en tehlikeli düşman) diye tanımlıyor.

Şimdi, o sinsi düşmanın bizim soframıza ve ürünlerimize de el atmadığı söylenemez. -Üstelik biliyoruz ki, dünyada ilk GDO’lu buğday tohumu, Rockofeller’in baskısıyla 1954’te Türkiye’de ekilmiştir. Mamafih bu dönemde Türkiye’mizde kuvvetli bir direnç –sizin de bu noktadaki hassasiyetiniz ve katkılarınızla- oluşmuş bulunuyor. Birileri bundan rahatsız ki şöyle bir kanun teklifinin içine, gıda üzerinde oynanan oyunları dile getirenleri susturacak bir tedbir sokuşturmuşlar. Bu teklif kanunlaşırsa emin olabilirsiniz ki yıllardır, temiz bir çevre ve sağlıklı bir tarım için sizin de sürdürdüğünüz çabalarınız ve bu konuda devam edecek söylemleriniz susturulmuş olacak. Bu teklif bizce muslih bir aklın değil, müfsit bir niyetin eseridir. Bu teklifi verenleri bundan tenzih ederim ama birileri onların dahi temiz niyetini ifsat etmiş olabilir.

Eğer bu teklif Meclis’ten geçerse özellikle de 29. ve 30. maddeler aynıyla geçecek olursa, hiç kimse bu sinsi düşmanların tohumlarımızı, gıdalarımızı ve ürünlerimizi istediği gibi ifsat ve tahrip etmesine karşı çıkamayacak; bu hususlarda söz edemeyecek. Böylelikle insanımız, toplumumuz, haram ve murdar gıda ile sağlıksızlık ve ruhsuzluk cehennemine sürüklenmiş olacaktır.

Sizden istirham ediyoruz. Millet adına ve milletin istikbali adına yalvarıyoruz; bu teklifin bu haliyle kanunlaşmasına mani olun!

Sevgili eşiniz ve toplumun baş tacı Cumhurreisimizin dikkatlerini şu kanuna yöneltmeniz ve onun ümmet ve millet adına giyindiği önderlik hilatine bir leke düşmemesi adına şu kanunun, özelikle de 29 ve 30. maddelerinin tadilini sağlamanız millet adına zat-ı cenaplarından istirhamımızdır.

Saygılarımı kabul ediniz.

Mehmet Ali Bulut

Gazeteci ve Can Boğazdan Çıkar kitabının Yazarı

16 Temmuz 2020

Hakkında Mehmet Ali Bulut

1954’te Gaziantep’in İslâhiye ilçesinin Kerküt köyünde doğdu. İlkokulu burada tamamladı. Gaziantep İmam Hatip Lisesini ve ardından Gaziantep Lisesini bitirdi. 1978 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap ve Fars Dilleri ve Edebiyatları Bölümü’nden mezun oldu. Aynı Fakülte’nin Tarih Bölümünde doktora tezi hazırlamaya başladı. 1979 yılında Tercüman Gazetesi’ne girdi. Tercüman Kütüphanesinin kurulması ve kitapların tasnifinde görev aldı. Birçok kitap ve ansiklopedinin yazılmasına ve hazırlanmasına katkıda bulundu… Daha sonra gazetenin, haber merkezi ve yurt haberlerinde çalıştı. Yurt Haberler Müdürü oldu. Köşe yazıları yazdı… 1991 yılında Haber koordinatörü olarak Ortadoğu Gazetesi’ne geçti. Bu gazete 5 yıl süreyle köşe yazarlığı yaptı. Yeni Sayfa ve Önce Vatan Gazetelerinde günlük yazıları ve araştırmaları yayınlandı. 1993 yılında haber editörü olarak İhlas Haber Ajansı’na girdi. Kısa bir süre sonra ajansın haber müdürlüğüne getirildi. Mahalli bir ajans konumundaki İhlas Haber Ajansı, onun haber müdürlüğü döneminde Türkiye’nin ve Ortodoğu’nun en büyük görüntülü haber ajansı konumuna yükseldi. 1997 yılında İHA’dan ayrılmak zorunda kaldı. Bir grup arkadaşıyla birlikte Veri Haber Ajansı’nı kurdu. Finansal sıkıntılardan dolayı Ajansı kapattı. 1999 yılında BRT Televizyonuna girdi. Haber editörü ve program yapımcısı olarak görev yaptı. 2001 Mayısında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Basın danışmanlığına getirildi. 3 yıl bu görevde kaldı. Bir süre Ali Müfit Gürtuna’nın basın ve siyasi danışmanlığını yaptı. Turkuaz Hareket’in mantalitesinin oluşturulmasında büyük katkısı oldu. Bugün Gazetesi Yurt Haberler müdürü olarak çalışan Bulut, emekli ve sürekli basın kartı hamilidir. Eserleri: Karakter Tahlilleri, Dört Halifenin Hayatı, Geleceğinizi Okuyun, Rüya Tabirleri, Asya’nın Ayak Sesleri, Ansiklopedik İslam Sözlüğü, Türkçe Dualar, Fardipli Sinha, Derviş ve Sinha, Ruhun Deşifresi, Gizemli Sorular, Ahkamsız Hükümler, Can Boğazdan Çıkar, Sofra Başı Sağlık Sohbetleri gibi yayınlanma aşamasında olan çeşitli eserleri bulunmaktadır. Roman ve Hikaye: Mehmet Ali Bulut’un Roman türünde yazılmış Fardihli Sinha, Derviş ile Sinha adında iki romanı ve aynı serinin devamı olarak Zu Nima ve Fardipli Sinha 2 ve Fardipli Sinha 3 tamamlanma aşamasındadır. Diğer çalışmaları: Çeşitli dergilerde yayınlanmış çok sayıda makalesi, şiirleri bulunan Mehmet Ali Bulut son dönemdeki yazılarını haber7.com’da yayınlamaktadır. Bulut evli ve bir kızı vardır.

Ayrıca Bakınız

Ayağı Yere Basmayan Bir Yazı (I) - (Lucifer’in İktidarı yahut Deccalizm)

Ayağı Yere Basmayan Bir Yazı (I) – (Lucifer’in İktidarı yahut Deccalizm)

Eski yazılarımın veya konuşmalarımın birinde, “Beni İsrail”, beşer ‘şahs-ı manevisi’nin nefsi hükmündedir. Asla onu yok …

9 YORUM

  1. Ali Rıza Fergökçe

    Teşekkürler sevgili M.Ali Bulut, temennimiz O’ dur ki,saygıdeğer hanımefendi zat-ı Âlî’nizin dikkat çekmek istediği bu önemli halk sağlığını ve hatta geleceğe sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi açısından büyük önem arz eden bu yanlışa müsaade edilmemesi için gereken hassasiyeti göstermesidir.

  2. Kadir kapıcı depremi bilen adam.

    Helal gıda ile yazınızı okudum tebrik ederim

  3. Selamlar . Öncelikle duyarliliginizdan dolayi sizi Tebrik ediyorum.
    YalnizbBahse konu maddeleri webde bulamadım. Link atar mısınız M.ali bey ?

  4. Siz bu millete Allah tarafından gönderilen bir lütufsunuz, Allah razı olsun.

  5. Ellerinize sağlık çok güzel yazmışsınız. İnşallah yerine ulaşmıştır.
    Ne yiyeceğimizi, ne diyeceğimizi şaşırdık zaten..tez zamanda halımızın hayrına girişimlerde bulunulur inşallah

  6. Gida konusunda da sizin ne kadar hassas olduğunuzu biliyoruz sayın hocam ama şu 29 ve 30 cü madenin ne olduğunu biraz daha açık yazmanızı beklerdim
    Saygılarımla

  7. Allah razı olsun sizden hocam bu gerçekten çok önemli bir konu yediğimiz içtiğimiz insanlardan daha bozuk

  8. Yazıyı paylaşma kısmında whatsapp ve instagram butonların ın olması iyi olur kanaatindeyim

  9. Oncelıkle Allah razı olsun Emrıbıl maruf anıl munker yaptıgınız ıcın ben sızın kıtaplarınızla gec tanıstım can bogazdan cıkar ılk baskıda aldım sonra dahada bılınclendım sukur hangı kanalda cıkıyorsanız dınlıyorum artık mılletce daha bılınc. olduk gdonun verdıgı zararı betaz ekmege ve herseye katılan lesıtının zararları artı detercan parfum hangısınden kurtulmaya calıssak sastık cok onemlı bır konuda onemlı bır yere mektup yazdınız ıns ıncelenır ve geregı yapılır bırde rıcam katkısız dıye un deterjan sabun alıyoruz ama cok pahalı bununda yaygınlasıp ucuzlamasına katkı saglayabılırsenız hem bu dunya hem obur dunyanız hayr olur ıns saygılarımla ellerınızden operım

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir