Ayağı Yere Basmayan Bir Yazı (II) – (İfsat İktidarının Sonu)

Geçen yüzyılın başında onların taleplerine izin vermeyen Osmanlı’yı yıktılar ve İsrail devletinin kurulması önündeki manileri kaldırmak uğruna çıkardıkları ve sürdürdükleri; bu sayede servetlerini milyon milyon katına ulaştırdıkları iki dünya savaşı ile tüm insanlığı adeta ateşe verdiler. Bu savaşların neticesinde geçmişin tüm değerlerini, kutsallarını, inanışlarını, iz’anlarını ve itibarlarını yerle bir edip insanlığa; ya komünist ya kapitalist olmaktan başka çare bırakmadılar.

O dönemde, bizim de bahtımıza ne komünist ne kapitalist ama ikisinin de en bariz özelliklerini taşıyan Süfyanist olmak düştü.

Bize dayatılan tarzı hayat, isim ve resimden ibaret bir bağımsızlıktı. Her şey surette… Lord Curzon’u İngiliz Lordlar Meclisi, “Neden Türklere bağımsızlık verdiniz?” diye sorguladığında verdiği cevap, “Biz asıl şimdi onları bitirdik. Artık ne Türk olabilecekler ne Müslüman!” olmuştu! Tam da öyle olmuştuk!

Biz o zaman, bu iki aileden Rothschildler’in safında yer aldık. Bizi, Siyonizme değil, İblis’e, Deccal komitasına hizmet etmekle vazifelendirdiler. Bütün o inkılaplar, kıyafet ve din değiştirmeler, dilin ırzına geçmeler hep o yüzdendi. (Tam o dönemde, Türkiye’de huda-nâbit bir hareket de başladı; ilerde Süfyanizmin belini kıracak bir hareket. Onu da elim değerse anlatacağım inşallah). Deccal komitasında alınan karar gereği, Rothschildler insanlığın tabiatını bozma faaliyetlerini sürdürecekler, Rockefeller ve avaneleri de insanlığın ahlak ve vicdanı üzerine oturtulmuş düzeni bozacaklardı. İkisi de çok başarılı oldular. İngiltere’den başka krallık bırakmadılar; bütün dinleri ve dinî değerleri, ahlak kurallarını ve insani değerleri bozdular.

Biri insanı içerden çürütecek gelişmeleri tasarımlıyor, diğeri ise insanı insan yapan harici değerleri imha ediyordu. Dünya servetinin yarısından fazlası bu sayede onların eline geçmişti. Aklını, dinini ve insanlığını unutmuş, hazzı tanrı edinmiş bu tasarlanmış yeni nesil seküler mahlûk, sadece onların kasalarını doldurmak için çalışan kölelere dönüşmüştü!

Biri İngiltere’yi mekân tutmuş, diğeri Amerika’yı… O devletlerin imkân ve kabiliyetini kendi özel güçleri gibi kullandılar.

Bizi, başlangıçta İngiltere’de oturan Deccal’in hizmetine aldılar. 1950’lerden itibaren Amerika’da oturan Deccal’in kuzeni bizi talep etti ve aldı. İngiltere’deki ses çıkarmadı. Genetiği bozulmuş, insanı içerden çürütecek gıdaların ilk örneği olan buğdayı bize ektirdiler. Rockefellerin dayatması sayesinde. Biz de ona karşılık Ezan-ı Muhammedi’yi aslına çevirme iznini koparabildik. Çünkü o, artık çok büyük bir taviz sayılmazdı sistem için. Zaten o tarihlere geldiğinde insan, genel manada hem dünyada, hem Türkiye’de kendi razısıyla Deccal’e hizmet edecek hale gelmişti. İnsanlık mahiyet itibarıyla bitmiş ve tefessüh etmişti. Artık onun bedenine de şekil verme zamanı geldiği için bu önemli değildi. Türkiye’de ve diğer pek çok ülkede istedikleri zaman darbe ve değişiklik yapabiliyorlardı. Ezanın artık şu veya bu şekilde okunması onlar için problem değildi. Artık insanlarda ona duyacak hassasiyet kalmamış, camiye giden de azalmıştı. Ezan okunsa ne olur okunmasa ne olur. Havuç ve sopa ile Müslümanları İblis’in ağılına tıkmışlardı çoktan!

Tam da o sıralarda zındıka komitesinde başkanlık ve söz söyleme hakkı Rockefeller’e yani Amerika’ya geçmişti. Deccal’ı yeryüzünde temsil etme hakkı da İngiltere’den Amerika’ya geçmişti.

Ama Rothschildler, alttan altta yine faaliyetlerini sürdürdüler. İnsanlığı bütün bütün bitirmek için buldukları son dehşetli icat LGBT+ . Bu melanet senaryosu da Rothschildler’in icadıdır. İnsanlığa son darbeyi indirmek için.

Hani evrimcilerin kullandıkları bir resim var ya. Hayvaniyetten güya insaniyete doğru evirilen insan formları! Şimdi o bedeni yeniden hayvana evirmek için bulunmuş bir icattır bu LGBT+. Cenabı Hak türleri birbirinden uzaklaştıra uzaklaştıra bu kemali var etti ya. Şimdi onlar cinsiyet farklılığını bozarak yeniden insanı hayvanlığa evirmek istiyorlar. İşte anların tabiriyle “Tanrıyı kıyamete z0rlamak bu!”. Bunu kim istiyor? İblis!

İnsanı insanlıktan çıkartarak, Cenab-ı Hakk’a “Bak ben haklı çıktım!” demek için. (Sebe’, 20)

-Peki bu iki aile neden bu işe gönüllü çalışıyor?

-Çünkü efendileri Lucifer (İblis) onlardan bunu istiyor.

-Ne karşılığında?

-Dünya üzerindeki maddi güçlerinin devam etmesi karşılığında!

O yüzden dün, nasıl arzularına muhalefet eden iktidarları indirdilerse bugün de (İsrail ve birkaç devlet hariç) tüm hükümetlere baskı uyguluyor, taleplerine karşı çıkan hükümetleri de Rockfeller’in eliyle tedip ediyorlar.

-Peki, bu kere de muvaffak olacaklar mı?

-Hayır!

Çünkü artık sona gelindi! Bu mülkün Sahibi (c.c.) onlara sarı kartı (korona virüs) gösterdi. Yakında kırmızı kart çıkacak ve sahadan atılacaklar!

Bu iki aile, son 150-200 yıldır dünyayı avucunun içinde tutan Deccal komitasının iki ayağıdır. Süleyman iktidarı denilen ama aslında Şeytan İktidarı olan bu saklı ve dehşetli iktidarın sonuna yaklaşıyoruz artık (Bakara, 102)

Şu saklı iktidarın âsâsı kırıldı. Bastonu kemiren Dabbe (Hicri 1441/m.2020), nihayet son darbeyi (korona virüs) vurdu ve asa kırıldı. Sahte Süleyman’ın iktidarı düştü.  Nasıl ki o zaman, Süleyman (a.s.) iktidarının baskısı altında çalışan bütün o insan ve insan dışı varlıklar, asanın kırılması ile durumu fark ettiler. İnsanlık da korona virüs vakasıyla, insanlığı sömüren, baskı altında tutan, dini, ahlakı ve insanlığı mahveden, şimdi de tüm insanlığı sanal bir hapishaneye tıkmaya hazırlanan bu şer gücün (iktidarın) faaliyetlerini, mahiyetini ve niyetini anladı ve onların da dokunabilir olduğunu fark etti.

Bu, onlar için sonun başlangıcıdır!

Mamafih İblis’in yandaşları da menfaat aykırılığına düştüler. Amerika’daki 11 Eylül hadisesi, ayrışmalarına yol açmıştı. Henüz su yüzüne çıkmamışsa da Rockefeller ile Rothschildler’in ayrı amaçlara yöneldiklerini yakında göreceğiz. Çünkü Yahudi iktidarı, Kral Süleyman’ın ölümünün hemen ardından parçalanmış ve birbiriyle kıyasıya bir savaşa girişmişlerdi. Yehuda ve Samarya’nın en büyük faaliyetleri, birbirlerinin krallarını öldürmek olmuştu. Bunlar da birbirlerini köstekleyecekler inşallah! Önümüzdeki dönemlerde bu iki kuzenin savaşlarını izleyebiliriz. Kendileri de The Economist’in kapağında yer alabilirler. Biri Türkiye’ye yüklenecek, diğeri Çin’e…

Avrupa ve Amerika, terk edildiklerini geç anlayacak. Anladıklarında, bu Deccal komitasının kirli çamaşırlarını (daha önce Wikileaks’te olduğu gibi) ortaya dökmeye başlayacaklar. Eskiden Yahudilere duydukları nefretin bin katıyla Siyonizm’e saldıracaklar.  O zaman Hıristiyan ruhaniler içinde hakkı ve hakikati aramaya yöneliş ve arayış başlayacak. (Bunun tarihi Hicri 1441’den (2020) başlar Miladi 2038 kadar sürer ve 2052’de nihayet bulur…) (2083 ise İblis’in dehşetli iktidarının yeniden zuhurudur). Varacakları ve bulacakları hakikat, Kur’an-ı Azimüşşan’ın getirdiği mesajdır:

“-Gelin ey ehli kitap! Sizinle bizim aramızda bir olan kelimede buluşalım; Allah’tan başka ilah olmadığında anlaşalım.” dediği hakikat. (Âl-i İmran, 64)

Hıristiyan ruhaniler sonunda bu noktaya gelecekler. Bu, gelişme Hz. İsa’nın (a.s.) indiğinin remzi olacak. Onun başına geçeceği bu manevi dindir ki, şu Deccal komitalarının dibini kazıyacak ve dünya üzerindeki sultalarına son verecek. O yüzden rivayetlerde var ki, “Deccal’ın düzenini, komitasını ve gizli hükümetini öldürecek Hz. İsa’dır (a.s.).

Mesela Amerika devleti, başta FED olmak üzere, şunların zenginliğini var eden kurumlara “el koydum” dese, ne yapacaklar! Hiçbir şey.

Ama şimdilik bu iradeyi gösterecek iman ve cesaret kimsede olmadığı için düzenleri devam ediyor. İşte Hz. İsa (a.s.) “Kim bunlar?” deyip üzerlerine gidecek ve Şeytan’ın zahiri iktidarını yerle bir edecek zattır!

(Mamafih efendileri olan İblis, onlara bu zamanın yaklaştığını haber verdiği için onlar da iktidarlarının merkezini Çin’e; Ye’cüc ve Me’cüc’ün memleketine taşıdılar. Bu aklı ve ilhamı onlara İblis üflüyor. Tıpkı Kureyşli müşrikleri güya zafer vaadiyle Bedir’e sürüklediği gibi. Yeni vekilleri olarak da Çin’i seçtiler. Hâlbuki Allah “kendisinden başka vekil edinmemeleri” için Beni İsrail’i hem Tevrat’ta, hem İncil’de hem de Kur’an’da uyarmakta: “Ellâ tettehizû min dûnî vekîlâ..”

İsrail devleti de halkı da bu gelişmenin farkında! Zamanın bittiğinin de farkındalar. İsrail halkı bu zalim reisleri elinde zebun! Yeremya onlara “Siz asla doğru yolu bulamayacaksınız. Çünkü liderleriniz müsaade etmeyecek!” diyor. (detaylar için bakınız, Tanrının Halkı’nın Allah ile Başı Dertte kitabı)

Oysa eskatolojilerine göre 2006’da neticelenmesi gereken işleri, hâlâ tamamlanamadı. “One minute” diyen birileri çıktı ve işlerin seyri bozuldu. Onların hesaplarına göre şu âna dek Irak, Suriye, Şam ile birlikte Asur’u (Güneydoğu Anadolu), Gazze ile birlikte topraklarına katmış olmalılardı. Son iki merhaleyi atlayıp Lübnan’a yönelmeleri ve (Talmut’a göre kendisi ile asla savaşmamaları tembih edilmiş) Türklere karşı açık düşmanlık sergilemeleri de bu yüzden…

İsrailoğulları’na, ikinci iktidar zamanları için verilen süre bitti, bitiyor. 2024 sonun sonu. Kur’an’ın kendilerine önerdiği şeyi de yapmadılar. Allah en son metin olan Kur’an’da onlara “in ahsentüm ahsentüm li enfusiküm, ve in ese’tüm fe lehâ” (ikinci iktidar zamanında barışçı davranırsanız, biz de size iyi davranırız, kötülük yaparsanız, neticelerini size döndürürüm) buyurmuştu. Bu emre uymadılar, kendilerine verilen her fırsatı kötü kullandıkları gibi kötü olmayı ve “yine vurulmayı” seçtiler.

Bundan sonraki gelişmeler artık bu yönde olacak. İyi gözlemleyin.

Rothschild ve Rockefeller isimleriyle tanıdığımız Şeytan imparatorluğunun, iktidarının merkezini Çin’e taşınması, Hıristiyan ümmetinin uyanmasını sağlayacak inşallah. Ben yirmi yılı aşkın bir zamandır, “Müslüman cihatçıların siyasi vazifelerinden biri de Hıristiyan ümmetini uyandırmak ve onları Siyonistlerin sultasından kurtarmaktır.” diyorum.

Biz yapamadık ama inşallah mukadderat-ı İlahî onları uyandıracak ve Hıristiyanlık, çağdaş Necaşiler ile İslamın imdadına koşacak, “Mesih’in Mehdi’ye namazda iktida edeceği” rivayetinin siyaset âlemindeki sembolü budur.

(Devam edecek…)

Hakkında Mehmet Ali Bulut

1954’te Gaziantep’in İslâhiye ilçesinin Kerküt köyünde doğdu. İlkokulu burada tamamladı. Gaziantep İmam Hatip Lisesini ve ardından Gaziantep Lisesini bitirdi. 1978 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap ve Fars Dilleri ve Edebiyatları Bölümü’nden mezun oldu. Aynı Fakülte’nin Tarih Bölümünde doktora tezi hazırlamaya başladı. 1979 yılında Tercüman Gazetesi’ne girdi. Tercüman Kütüphanesinin kurulması ve kitapların tasnifinde görev aldı. Birçok kitap ve ansiklopedinin yazılmasına ve hazırlanmasına katkıda bulundu… Daha sonra gazetenin, haber merkezi ve yurt haberlerinde çalıştı. Yurt Haberler Müdürü oldu. Köşe yazıları yazdı… 1991 yılında Haber koordinatörü olarak Ortadoğu Gazetesi’ne geçti. Bu gazete 5 yıl süreyle köşe yazarlığı yaptı. Yeni Sayfa ve Önce Vatan Gazetelerinde günlük yazıları ve araştırmaları yayınlandı. 1993 yılında haber editörü olarak İhlas Haber Ajansı’na girdi. Kısa bir süre sonra ajansın haber müdürlüğüne getirildi. Mahalli bir ajans konumundaki İhlas Haber Ajansı, onun haber müdürlüğü döneminde Türkiye’nin ve Ortodoğu’nun en büyük görüntülü haber ajansı konumuna yükseldi. 1997 yılında İHA’dan ayrılmak zorunda kaldı. Bir grup arkadaşıyla birlikte Veri Haber Ajansı’nı kurdu. Finansal sıkıntılardan dolayı Ajansı kapattı. 1999 yılında BRT Televizyonuna girdi. Haber editörü ve program yapımcısı olarak görev yaptı. 2001 Mayısında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Basın danışmanlığına getirildi. 3 yıl bu görevde kaldı. Bir süre Ali Müfit Gürtuna’nın basın ve siyasi danışmanlığını yaptı. Turkuaz Hareket’in mantalitesinin oluşturulmasında büyük katkısı oldu. Bugün Gazetesi Yurt Haberler müdürü olarak çalışan Bulut, emekli ve sürekli basın kartı hamilidir. Eserleri: Karakter Tahlilleri, Dört Halifenin Hayatı, Geleceğinizi Okuyun, Rüya Tabirleri, Asya’nın Ayak Sesleri, Ansiklopedik İslam Sözlüğü, Türkçe Dualar, Fardipli Sinha, Derviş ve Sinha, Ruhun Deşifresi, Gizemli Sorular, Ahkamsız Hükümler, Can Boğazdan Çıkar, Sofra Başı Sağlık Sohbetleri gibi yayınlanma aşamasında olan çeşitli eserleri bulunmaktadır. Roman ve Hikaye: Mehmet Ali Bulut’un Roman türünde yazılmış Fardihli Sinha, Derviş ile Sinha adında iki romanı ve aynı serinin devamı olarak Zu Nima ve Fardipli Sinha 2 ve Fardipli Sinha 3 tamamlanma aşamasındadır. Diğer çalışmaları: Çeşitli dergilerde yayınlanmış çok sayıda makalesi, şiirleri bulunan Mehmet Ali Bulut son dönemdeki yazılarını haber7.com’da yayınlamaktadır. Bulut evli ve bir kızı vardır.

Ayrıca Bakınız

Akdeniz’de Neler Oluyor?

Akdeniz’de Neler Oluyor?

Şu günlerde siyasi ve sosyal hadiselerle ilgim biraz zayıf olduğundan bazı arkadaşlar mail ve mesajlarla …

9 YORUM

  1. Allah razı olsun

  2. Hocam yüreğinize sağlık Allah razı olsun.

  3. Allah razı olsun hocam

  4. Hocam bizleri aydınlattığınız için Allah razı olsun

  5. Hocam Rabbim hayırlı uzun ömürler versin size ve sizin gibi derya, bir dahi olan insanlara, sizinle Samsun kitap fuarında tanışma imkanımızda oldu, çok şükür, konuşup fikirlerinizi de aldım Allah razı olsun, sima ilmine dair bildiklerinizi paylaştınız, Rabbim tekrarını nasip eder, kız çocuklarım vardı, onlarada söylemlerde bulundunuz, ortanca kız çocuğumu pek sevdiniz…

  6. Hocam Rabbim hayırlı uzun ömürler versin size ve sizin gibi derya, bir dahi olan insanlara, sizinle Samsun kitap fuarında tanışma imkanımızda oldu, çok şükür, konuşup fikirlerinizi de aldım Allah razı olsun, sima ilmine dair bildiklerinizi paylaştınız, Rabbim tekrarını nasip eder, kız çocuklarım vardı, onlarada söylemlerde bulundunuz, ortanca kız çocuğumu pek sevdiniz…

  7. Allah ilminizi artırsın hocam kalpler Allah’ın elindedir. Cenabı Mevlam İnşaAllah gözlerimizi de gönüllerimizi de hakikate erdirsin..

  8. Aslı ATLI KESKİN

    Canım canım hocam Allah sağlık ve afiyet versin İnşaAllah sizi çok seviyoruz Rabbim ebeden razı olsun

  9. Hocam ALLAH razı olsun
    Canab ı ALLAH bu millete ve bütün müslümanlara
    AKIL FİKİR FERASET HİDAYET VERSİN
    TEKRAR TEKRAR BU MILLETE ISLAMIN SANCAKLIGINI YAPANLARDAN EYLESIN CENAB I ALLAH

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir