Dünya Kadınlar Günü

Selam sana ey dünya güzeli!

Selam sana ey maceramızı, hayat haline dönüştüren kadın!

Selam sana ey ruhlarımızın âşiyânı, Cennetimizin cânı Kadın!

Bugün Dünya Kadınlar günü imiş.

Bu medeniyetin sana layık gördüğü bu işte!

Halbuki sen

Varlığın özüsün!

Sen varlığın taşıyanı, ruh ve bedenin mimarısın.

Sen simyacısın.

Bakırı altın, şu hayvansı varlığı insan edersin. Âdeme dönüştürürsün.

Rahman ve Rahim Allah, mahlukuna karşı duyduğu sevgiyi senin göğsünde şefkat olarak zâhir kıldı.

Rahmine kudsiyet atfetti. Onu yeni alemlerin inşası için bir uzaya kıldı.

O yüzden her dinde kutsalsın sen.

Mekanı cennete dönüştüren Havvasın.

Dünyayı yaşanabilir kılan cansın. Anasın!

Hz. Nuh’a sen sahip çıkmadın diye Tufan oldu.

Lut kavmi senin kıymetini idrak edemedikleri için taşa tutuldular, yerle yeksan oldular.

Oysa İbrahim, senin ona telkin ettiğin hikmet ile yolunu buldu. Onu Rabbine götüren sendin.

Musa bebeği Firavun’un tuzağından, Mesih İsayı, azgınların azgınlığından kurtaran da sendin. Senin ferasetin, Senin şefkatindi.

Her büyük insanın, her peygamberin, her yol göstericinin ya önünde, ya yanında ya arkasında sen vardın ve varsın.

Sen Muhammedin (asv) Haticesi, babasının anası olan Fatmasın!

Sen şefkat ve müjde timsali Mesihin annesi ve yar-ı sadıkı Mecdeli Meryemsin.

İnsanlık tarihi boyunca en yüce mabed, en güzel mektep, en güvenilir sığınak sendin.

O yüzden de Cenabı Hakk’tan sonra övgüye en layık sensin ey Kadın!

Sen yaratmanın ve varlığı çoğaltmanın madenisin.

Allah seni böyle yüceltti.

Sen eşsin, sen cansın, sen rahmetsin, merhametsin.

Sen huzursun, sen imarsın, sen mimarsın!

Ne kadar seni anlatsam azdır.

Tabii kıymetini bilmeyenler oldu.

Din adına seni şeytan ile aynı safa koyanlar oldu.

Örf ve adet diyerek seni aşağılayan, din kisvesi altında kıymetini bilmezlikten gelen,

Seni ezen, üzen yok sayan oldu.

Seni bazen fitne ile eşdeğer, şeytanın yoldaş kaldılar.

Cadı sandılar, linç ettiler, ruhunu yok saydılar,

mahlukattan bile saymadılar.

Ama inan Bu sana Rabbin ve vahyin takdiri değildir.

Rabbin seni aşağılamadı, din seni aşağılamadı, peygamberler seni aşağılamadı.

Seni aşağılayanların kendisi alçak ve cahildi. Örfü din zanneden zavallılardı seni aşağılayan ve yok sayanlar.

İblisti onların rehberi ve cehaletti mektepleri.

Senin üzerinden kutsalı linç etmek istediler. Ve başardılar da.

Şimdi insanlık derin bir Yalnızlık ve itibarsızlık içinde yuvarlanıyor. Çünkü insanlık annesini kaybetti.

Şimdi sen, yeniden şefkatinle ona yönelip, rehberlik etmezsen insanlık bütün bütün kaybedecek.

Güya seni yüceltiyorlar.

Kadınlıktan annelikten ve eş olmaktan seni utandırmaya çalışıyorlar.

Senden eşliği, anneliği, şefkati, merhameti, rahmeti alıyorlar.

Karşılığında sana takdir ettikleri makam, GENDERlik.

Ve senede bir kutladıkları dünya kadınlar günü!

Buna razı olursan Cinsiyetin bile olmayacak.

Razı mısın rüçhaniyetini,

Mükevvine-i müstevhibe olan dişilik ve doğurganlığını kaybetmeye?

Razı mısın cenneti ayaklarının altına koyduran annelik vasfını yok saymaya.

Ey kadın, Ey annem, ey sevgilim, ey aşkım, ey can yoldaşım yapma bunu.

Ey ilk öğretmenim, ey muallimim, ey mahrem-i râzım etme bunu!

Ey hasretiyle, insanı Rabbinin muhabbetine vardıran cânım, cânanım.

Ne güzel yaratılmışsın, bir bak kendine!

Ama şimdi birileri seni bütün sıfatlarından mahrum etmek istiyor. Hem de özgürlük adına!

Ne olur kanma buna!.

Ne olur annem olmaktan utanma.

Ne olur sevgilim ve aşkım olmaktan utanma.

Ne olur elimi bırakma.

Ben insanım unuturum, ben beşerim şaşırırım.

Sen bana rehberlik etmezsen düşerim. Sen beni tutup kaldırmazsan, ben ayaklar altında kalırım.

Ne olur elimi bırakma. Önümde cennet-âsa bir dönem var. Göz yaşlarımızın dineceği o günlere, ancak sen bize annelik yaparsan erişebiliriz. Biz insanız. Senin rehberliğin olmazsa oraya varamayız.

Gel yeniden yuvana dön. Yeniden annemiz ol.  Yeniden yuvamızın çatısı ol.

Yaban ellere gitme gel!

Ne moru ne pembesi ne turuncu çatılar ruhunu yatıştırır. Sen ancak kendi çatın altında mutlu olursun.

O çatı altında sen eş, o çatı altında sen anne, o çatı altında biz senin çocuklarınızız.

Bu ürkek çocuğun, bu yalnız insanlığın en huzurlu  çatısı sendin. Yine sen ol!

Yaşasın kadın. Yaşasın kadınlık nimetinin azametini kavramış Haticeler, Fatımalar, Meryemler, Marieler, Raheller, Rebakalar!

Hakkında Mehmet Ali Bulut

1954’te Gaziantep’in İslâhiye ilçesinin Kerküt köyünde doğdu. İlkokulu burada tamamladı. Gaziantep İmam Hatip Lisesini ve ardından Gaziantep Lisesini bitirdi. 1978 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap ve Fars Dilleri ve Edebiyatları Bölümü’nden mezun oldu. Aynı Fakülte’nin Tarih Bölümünde doktora tezi hazırlamaya başladı. 1979 yılında Tercüman Gazetesi’ne girdi. Tercüman Kütüphanesinin kurulması ve kitapların tasnifinde görev aldı. Birçok kitap ve ansiklopedinin yazılmasına ve hazırlanmasına katkıda bulundu… Daha sonra gazetenin, haber merkezi ve yurt haberlerinde çalıştı. Yurt Haberler Müdürü oldu. Köşe yazıları yazdı… 1991 yılında Haber koordinatörü olarak Ortadoğu Gazetesi’ne geçti. Bu gazete 5 yıl süreyle köşe yazarlığı yaptı. Yeni Sayfa ve Önce Vatan Gazetelerinde günlük yazıları ve araştırmaları yayınlandı. 1993 yılında haber editörü olarak İhlas Haber Ajansı’na girdi. Kısa bir süre sonra ajansın haber müdürlüğüne getirildi. Mahalli bir ajans konumundaki İhlas Haber Ajansı, onun haber müdürlüğü döneminde Türkiye’nin ve Ortodoğu’nun en büyük görüntülü haber ajansı konumuna yükseldi. 1997 yılında İHA’dan ayrılmak zorunda kaldı. Bir grup arkadaşıyla birlikte Veri Haber Ajansı’nı kurdu. Finansal sıkıntılardan dolayı Ajansı kapattı. 1999 yılında BRT Televizyonuna girdi. Haber editörü ve program yapımcısı olarak görev yaptı. 2001 Mayısında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Basın danışmanlığına getirildi. 3 yıl bu görevde kaldı. Bir süre Ali Müfit Gürtuna’nın basın ve siyasi danışmanlığını yaptı. Turkuaz Hareket’in mantalitesinin oluşturulmasında büyük katkısı oldu. Bugün Gazetesi Yurt Haberler müdürü olarak çalışan Bulut, emekli ve sürekli basın kartı hamilidir. Eserleri: Karakter Tahlilleri, Dört Halifenin Hayatı, Geleceğinizi Okuyun, Rüya Tabirleri, Asya’nın Ayak Sesleri, Ansiklopedik İslam Sözlüğü, Türkçe Dualar, Fardipli Sinha, Derviş ve Sinha, Ruhun Deşifresi, Gizemli Sorular, Ahkamsız Hükümler, Can Boğazdan Çıkar, Sofra Başı Sağlık Sohbetleri gibi yayınlanma aşamasında olan çeşitli eserleri bulunmaktadır. Roman ve Hikaye: Mehmet Ali Bulut’un Roman türünde yazılmış Fardihli Sinha, Derviş ile Sinha adında iki romanı ve aynı serinin devamı olarak Zu Nima ve Fardipli Sinha 2 ve Fardipli Sinha 3 tamamlanma aşamasındadır. Diğer çalışmaları: Çeşitli dergilerde yayınlanmış çok sayıda makalesi, şiirleri bulunan Mehmet Ali Bulut son dönemdeki yazılarını haber7.com’da yayınlamaktadır. Bulut evli ve bir kızı vardır.

Ayrıca Bakınız

Ayağı Yere Basmayan Bir Yazı (I) - (Lucifer’in İktidarı yahut Deccalizm)

Ayağı Yere Basmayan Bir Yazı (I) – (Lucifer’in İktidarı yahut Deccalizm)

Eski yazılarımın veya konuşmalarımın birinde, “Beni İsrail”, beşer ‘şahs-ı manevisi’nin nefsi hükmündedir. Asla onu yok …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir