Hacı Bektaş Veli Namaz Kılar mıydı?

Daha önceki yazımızda belirttiğimiz gibi Alevilik bahsine devam edeceğiz.

Bu mevzuya girmeden önce iki konuda açıklama getirmekte yarar umuyoruz. Bunların biri Muammer Naci dedenin sarf ettiği bir ifadedir.

Muammer bey, “Muhammedilik” diye bir tabir kullandı. Bu tabir islam anlayışına aykırıdır. Hırıstiyani bir yaklaşımdır. Çünkü hırıstiyanlara göre Hz. İsa (as) dinin müessisidir ve uluhiyet yetkisine sahiptir.

Bizde ise Hz. Muhammed (asv), Allah’ın elçisidir ve dinin tebliğcisidir. Müessisi (kurucusu) değil. Dolayısıyla İslam’a “muhammedilik” denilemez.

İngilizce’de inanma sözcüğü iki şekilde telaffuz edilir. Biri “faith in” diğeri “believe in”.

“Faith in”, iman etmektir. “l faith in Allah” (Allah’ın varlığına iman ediyorum) diyebilirsiniz ama Hz. Peygamber için “I faith in Muhammed” diyemezsiniz. “I believe in Muhammed” (Ben Muhammed’in (asv) peygamber olduğuna inanıyorum) diyebilirsiniz. Peygambere iman ediyorum diyemezsiniz.

Fakat Alevilikte ‑özellikle bazı kollarında Hz. Ali’nin uluhiyetine inanıldığı için‑ tıpkı hırıstiyanlıkta olduğu gibi, kendi dini anlayışlarına, Alevilik diyebiliyorlar. Ama İslam için asla “muhammedilik” kelimesi kullanılamaz. Çünkü Hz. Muhammed bir beşerdir ve bütün şerefi, Allah’ın mesajını en güvenilir bir şekilde insanlara aktarmasıdır.

Dolayısıyla din Muhammed’in eseri değil ki, onun adıyla anılsın…

***

İkinci konu ise, Aleviliğin temelleri olarak sunulan “edepli olacaksın, merhametli olacaksın, öfkelenmeyeceksin, şiddete başvurmayacaksın”  şeklindeki dört esas, İslam’ın şartları yerine geçmez.

Bu esaslar, Kur’an’ın zaten nihai maksatlarındandır. İslam’ın şartları, bu neticelerin hasıl olmasına yöneliktir. O şartla yerine getirilmediği takdirde bu neticelerin hasıl olması zordur. “mümkün değildir” denmez ama çok çok zordur…

“Bu Türklerin İslam’dan anladığıdır” demek, yanlış değildir. Ama İslam’ı anlatmaz. Bunlar neticelerdir. Bu neticelerin hasıl olması bazı ameliyelere bağlıdır ve bunlar da İslam’ın beş şartıdır.

Bu şartlar olmadan, kişi iman esaslarına sağlıklı inanıyorsa, adı Müslümanlık olan dinin çerçevesine girer. Ama “İslam” olmaz. Çünkü İslam olmak için Namaz kılmak, Oruç tutmak, Hacca gitmek, zekat vermek, kelime‑i şahadeti deklare etmek şarttır. Dinin koyucusu Allah’tır, siz ona ben bunu böyle anlıyorum diyemezsiniz. Özellikle de “müsellemat” arasına girmiş, Namaz ve Oruç ve Hac gibi  “muhkem” meselelerde…

***

Şimdi gelelim Hacı Bektaş Veli hazretleriyle günümüz alevilerinin ilişkilerine…

Alevi dostlarımız kusura bakmasınlar, onların Yunus‘a, Hacıbektaş Veli‘ye ve Karaca Ahmet‘e sahip çıkmalarında biz bir samimiyetsizlik görüyoruz.

Kendileri namaz kılmıyorlar. Bu insanları da namaz niyazla alakası olmayan kişiler gibi gösteriyorlar. Yanıldıklarını, kendilerine en yakın buldukları Hacı Bektaş Veli Hazretlerinin “Vilayetname” (Abdülbaki Gölpınarlı’nın hazırlayıp yayınladığı eser) ve bizzat kaleme aldığı “Makalat”ından (eseri Prof. Esat Coşan yayına hazırlanmış) örnekler vererek, sergileyeceğiz.

“… Erenler, (Hacı Bektaş Veliyi kast ederek) bu henüz çocuk, ne lünasebetle ve nasıl hacı oldu, dediler. Lokman Perende, Bektaş’ın kerametlerini birer birer anlattı. Kabe’de namaz kılarken, Bektaş da daima benimle namaz kılardı, dedi…” (Vilayetname, s. 7)

“… Derken cihan kutbu Hazreti Hünkar, abdest alıp seccadeyi mübarek eline aldı, Tanrı adıyla ve Tanrı emriyle (Bismillah ve bi emrillah) dedi seccadeyi saldı. iki rek’at namaz kıldı…” (Vilayetname, s. 8)

“Hünkar Hacı Bektaş Veli, halktan çekildi. Bir ibadet yurdunda karar kıldı. İbadete koyuldu. Riyazetten öyle bir hale geldi ki, namazda rükua gittiği zaman beyni yerinden oynardı. Secdeden kalkınca beyni yerine gelirdi. Tam kırk yıl ibadet etti…” (Vilayetname, s. 8)

“Öncüler, mağaraya gelince Namaz kılmakta olan Hacı Bektaş, kafirlerin seslerini duydu.” (Vilayetname, s. 12)

“… Hünkar ayağa kalktı, seccadeyi aldı, darı çeçeninin yanına vardı. Bismillahi ve billahi deyip seccadeyi yaydı. Üstüne çıkıp iki rekat namaz kıldı…” (Vilayetname, s. 16)

Ve işte Hz. Hünkar’ın bizzat kaleme aldığı Makalat‘tan bir parağraf:

“Amma abidlerin taatları namaz kılmaktır, ve oruç tutmaktır ve zekat vermektir, ve hacca varmaktır ve nefir‑i amin olacak gaza eylemektir. Ve hem cenabetken gusul eylemektir. Ve nefis arzularını istemeyip, dünyayı terk edip ahireti sevmektir.” (Makalat, s. 5)

Şu sözlerin altına bütün sünniler hiç bir tereddüt geçirmeden imza atar. Acaba Alevi dostlarımız da atar ve hallerinin buna uygunluğunu gösterebilirler mi?

O bunları avamın hallere olarak zikreder. Elbette ki, tasavvuf ehlinin hali farklıdır. O, asıl meselenin “Hak aşkıyla yanmak” olduğunu söyler ki doğrudur. Yani asıl maksadın o olduğunu belirtir. Bu da sünni şii bütün mutasavvıfların yaklaşımıdır.  Ama bu, onların namaza niyaza gerek duymadığı anlamına gelmez ve gelmemiştir.

Bunun gibi sayısız satırlar paragraflar var. Lütfen insaf edip, alsın okusunlar ve eğer iddialarında samimi iseler, Hacı Bektaş Veliye uysunlar…

Hakkında Mehmet Ali Bulut

1954’te Gaziantep’in İslâhiye ilçesinin Kerküt köyünde doğdu. İlkokulu burada tamamladı. Gaziantep İmam Hatip Lisesini ve ardından Gaziantep Lisesini bitirdi. 1978 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap ve Fars Dilleri ve Edebiyatları Bölümü’nden mezun oldu. Aynı Fakülte’nin Tarih Bölümünde doktora tezi hazırlamaya başladı. 1979 yılında Tercüman Gazetesi’ne girdi. Tercüman Kütüphanesinin kurulması ve kitapların tasnifinde görev aldı. Birçok kitap ve ansiklopedinin yazılmasına ve hazırlanmasına katkıda bulundu… Daha sonra gazetenin, haber merkezi ve yurt haberlerinde çalıştı. Yurt Haberler Müdürü oldu. Köşe yazıları yazdı… 1991 yılında Haber koordinatörü olarak Ortadoğu Gazetesi’ne geçti. Bu gazete 5 yıl süreyle köşe yazarlığı yaptı. Yeni Sayfa ve Önce Vatan Gazetelerinde günlük yazıları ve araştırmaları yayınlandı. 1993 yılında haber editörü olarak İhlas Haber Ajansı’na girdi. Kısa bir süre sonra ajansın haber müdürlüğüne getirildi. Mahalli bir ajans konumundaki İhlas Haber Ajansı, onun haber müdürlüğü döneminde Türkiye’nin ve Ortodoğu’nun en büyük görüntülü haber ajansı konumuna yükseldi. 1997 yılında İHA’dan ayrılmak zorunda kaldı. Bir grup arkadaşıyla birlikte Veri Haber Ajansı’nı kurdu. Finansal sıkıntılardan dolayı Ajansı kapattı. 1999 yılında BRT Televizyonuna girdi. Haber editörü ve program yapımcısı olarak görev yaptı. 2001 Mayısında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Basın danışmanlığına getirildi. 3 yıl bu görevde kaldı. Bir süre Ali Müfit Gürtuna’nın basın ve siyasi danışmanlığını yaptı. Turkuaz Hareket’in mantalitesinin oluşturulmasında büyük katkısı oldu. Bugün Gazetesi Yurt Haberler müdürü olarak çalışan Bulut, emekli ve sürekli basın kartı hamilidir. Eserleri: Karakter Tahlilleri, Dört Halifenin Hayatı, Geleceğinizi Okuyun, Rüya Tabirleri, Asya’nın Ayak Sesleri, Ansiklopedik İslam Sözlüğü, Türkçe Dualar, Fardipli Sinha, Derviş ve Sinha, Ruhun Deşifresi, Gizemli Sorular, Ahkamsız Hükümler, Can Boğazdan Çıkar, Sofra Başı Sağlık Sohbetleri gibi yayınlanma aşamasında olan çeşitli eserleri bulunmaktadır. Roman ve Hikaye: Mehmet Ali Bulut’un Roman türünde yazılmış Fardihli Sinha, Derviş ile Sinha adında iki romanı ve aynı serinin devamı olarak Zu Nima ve Fardipli Sinha 2 ve Fardipli Sinha 3 tamamlanma aşamasındadır. Diğer çalışmaları: Çeşitli dergilerde yayınlanmış çok sayıda makalesi, şiirleri bulunan Mehmet Ali Bulut son dönemdeki yazılarını haber7.com’da yayınlamaktadır. Bulut evli ve bir kızı vardır.

Ayrıca Bakınız

“Tenkitte ölçü”nün aşırılıkları (1)

22-23 Ekim tarihlerinde kaleme aldığım “Şanssız bir dâvâ adamı; Bediuzzaman” başlıklı yazımız, ya gerçekten maksadı …

4 YORUM

  1. Burada anlattıklarınızı doğru buluyorum ama Alevileri bu şekilde tanıtmanız ve bir tek yada çoğunlukta olanları bu şekilde anlatarak biz namaz kılanların hakkına giriyorsunuz biz siz demek istemiyorum hepimiz müslüman kardeşleriz ama yazdığınız bazı noktalarda Alevileri dinsiz aşağılayıcı konuşmanız benim İmanımı Allah inancımı sarstı bugün bir müslüman kardeşimiz namazını kılıyor her ibadetini yapıyor ama dışarıda hırsızlık yapıyor haram yiyor hak yiyor pislikler yapıyor ve bunu Hanefi bi arkadaş yapsa bizde desek ki Hanefiler namaz kulüp pislik çıkarıyor olur mu Allah hakkı için Alevi sözlerini çıkartıp şu makaleyi genel olarak yazsanız gerçekten insanlar ilham alır

  2. Yaradılanın severim yaradandan ötürü. Evliyayı Allahın veli kullarını severim sayarım insanlara dinini öğrettikleri ve örnek oldukları için. Peygamberimizin varisleri olduğu için. Günümüzde ne aleviler nede sünniler gerektiği gibi ibadetlerini yapmıyorlar. Kişi başkasında kusur bulmadan evvel önce kendi kusurlarını görmeli. Dinde olmayanı varmış gibi göstermek olanında yok saymak insanı dinden eder maazallah. Seçim insanın kendinde bu dünyaya imtihan için geldik dünya hayatı insana güzel gelebilir şeytan kendine cehennemde yoldaş arayabilir nefis hoşa gideni kabul edebilir Allah muhafaza. İnsanoğlu beşerdir şaşardım ahiret inancı olabilir veya olmayabilir herkez in kendi seçimidir. İnşaallah insanlar doğru yol üzere ebedi aleme gider

  3. Yüce Yaradanın ayrım yapmadığı kullarına bu beyefendi yapıyor. Acaba buda şirke girmiyor mu? Alevilerdeki imanın yarısı kadar olsa kendine yeter. Siz bir defa Muhammed efendimizin emanetine sahip çıkmadınız. Ehlibeyti tanımadınız. Başka sözüm yok. Allah’a havale ediyorum ben bilmem Allah bilir.

  4. Kuranı kerimde 3 vakit namaz vardır hoca sabah akşam ve gece namazı bunu 5 e çıkartan ehlibeyt katili yezittir insanlar gündüz çalışırlar çalışırken hamd ile tesbih etmek de bir ibadettir onuda yapmamız emredilmiştir bize 5e çıkmasının zararı ne diyeceksiniz şimdi şeytan tamamını yapamıyorsun zaten yapma emekli olunca yaparsın diye vesvese verecek 3 vakit iş hayatınada uyar ayrıca hızlı hızlı secdeye inip kalkıp samimiyetsiz bir ibadetten uzak olunur Salat yavaş yavaş ne dedigini bilerek içinden gelerek yapılmalı kaç kişi namazda söylediklerinin ne oldugunu biliyor zaten ayrıca namaz yani Salat iki secdelik bir ibadettir bunada kuranı kerimde işaretler vardır sizce farz oldugunu söylediğiniz rekatlar kuranıkerimin hic bir yerinde olmadan nasıl farz olmuş ayrıca alevilik bir din degil yoldur ilmin kapısına gider İslamın şartı diye alevilikte sayılan sizin söylediğiniz gibi şeyler yok biz ayırt etmeyiz 5 e falan indirmeyiz rabbimin kuranı kerimde bize emrettiği herşey İslamın imanın şartıdır kuran şu beşini yapın gerisi önemli degilmi demiş ki size ne oluyor oruç konusuna girersem yer yetmeyecek ben aleviyim evet ama önce elhamdülillah Müslümanım ve ehlibeyti çok seviyorum katillerinin getirdigininde İslam olduguna inanmıyorum işte Muhammedi İslam bu diyer yol ehlibeyt katilinin yolu İslamın en büyük düşmanı ebusufyan ve yezitin yolu kerbeladan sonra kabeyi ateşe veren adamların yolu kusura bakmada ben o yola girmem girenede tavsiyem her secdede Allahım beni dogru yoluna ilet diye yalvarsın ben hep öyle yalvarırım iletti çok şükür yanlış düşünmekten yanlış konuşmaktan Allaha sıgınırım

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir